Kavacık

KAVACIK 

Kavacık, Karabağlar ilçesinin batı uzantısını oluşturan ve İzmir Körfezi’nin güneyinde sıralanan, 850 metre rakımlı Kızıldağlar üzerinde yer alan şirin bir köydür. 15. yüzyıldan itibaren konargöçer Türkmen aşiretlerinin yerleşim alanı olan Kızıldağlar bölgesi içinde yer alan Kavacık Köyü’nün (kesin olarak bilinen) yaklaşık 300 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Bu yerleşime Karabağlar’ın batı kesiminde yer alan Limontepe istikametinden yaklaşık olarak 23 km. uzunluğunda görsel bir şölenin sergilendiği, çam ormanlarıyla çevrili körfez manzaralı bir yoldan ulaşılmaktadır.

   

Heybetli görünümü ve bozulmamış doğal güzellikleri bünyesinde barındıran, Kızıldağlar (Mastousia) antik dönemden itibaren İzmir’e gelen seyyahların ilk dikkatini çeken yer olmuştur. Kavacık Köyü’nün kuzey kesiminde Narlıdere ile sınır çizgisinde bulunan ve halk arasında yan yana yükselen ve uzaktan bakıldığında bir çatalı andıran siluetinden dolayı “Çatalkaya” olarak adlandırılan bu muhteşem dağ; ilk çağlardan itibaren İzmir’in simgesi haline gelmiş ve seyyahlar tarafından “ikiz kardeş”, “iki erkek kardeş” ismi ile de adlandırılmıştır.

Topaklarlardan(çadırlardan) taş evlere bir kuruluş öyküsü…

Kızıldağlar, 15. yüzyıldan itibaren konargöçer Türkmen aşiretlerince yerleşim alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1478 tarihli Osmanlı Arşiv belgesine göre Urla-Kilizman Zaiminin hasları arasında, Kızıldağlar üzerinde, yerini tam olarak bilmediğimiz ancak harita üzerinde yapılan işaretlemeden, Kavacık Köyü civarında olduğu anlaşılan, ‘Kızıldağ Köyü’ yer almaktaydı. Bu bilgiden yola çıkarak bu bölgede ki yerleşimin sanılandan çok daha eskiye gittiği görülmektedir. Orta Anadolu’dan göç eden Karakeçili Aşiretine bağlı Yörükler tarafından kurulmuş olan Kavacık Köyü’nde ilk yerleşimin “topak” adı verilen çadırlarda gerçekleştiği belirtilmektedir. Kavacık köyü, ormancılık, palamutçuluk, küçükbaş hayvancılık gibi faaliyetlerle gelişmiş ve giderek taş evlere geçilmiştir. 18. yüzyıla kadar giden yaklaşık 300 yıllık selvi motifi olan tarihî mezar taşları ve yatırlar da, köyün geçmişi hakkında bilgi verir. Zamanla, yöre halkının bir bölümü İzmir’in Narlıdere, Uzundere gibi semtlerine göç ederken köye Anadolu’dan yeni göçmenler gelmiştir. Bölge 1996 yılında Doğal Sit Bölgesi ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Derin olmayan bir vadinin iki yamacına yerleşmiş mahalleler ile etrafa dağınık biçimde yayılmış az sayıda binadan oluşan bu köyde, geleneksel doku, organik kurgulu dar sokaklar ve üzerlerinde bulunan tek-iki katlı evlerden oluşur. Avlulu, hayatlı plan şemasına sahip olan birkaç odalı evlerin karakteristik malzemesi taştır.

Doğal güzellikler içinde muhteşem yürüyüş rotaları ve konaklama yerleri…

Kavacık günü birlik geziler ve kamp kurmak için çok uygun mekanlara sahiptir. Doğal güzellikler içinde, şelalelerin de yer aldığı bölgede dağ yürüyüşleri için ideal 20 civarındaki bağ ve zeytin rotasını içeren yürüyüş parkurları doğaseverler için vazgeçilmez güzellikler sunmaktadır. Bunun yanı sıra bir zamanlar bölgedeki dereden altın ve mozaik çıkarılan madenler de görülmesi gereken mekanlar arasında yer almaktadır.

Ayrıca Köyün doğan güzelliklerinin yanında Çukurboz veya Güney Mevkii diye anılan yerdeki mağaralarda çok eski devirlerde yaşamış insan topluluklarına ait kalıntılar tespit edilmiştir. Yine yakın dönemde kaçak kazılarla ortaya çıkarılmış olan Çatalkayalar Bölgesinde Geç Roma-Bizans dönemine ait kalıntılar İzmir Müze Müdürlüğünce tespit edilerek bölge 2019 yılında arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmiş olup, bilim insanlarınca araştırılmayı beklemektedir.

Karabağlar-KavacıkKöyü’nden Sofralara ENFES Üzümler

Kavacık Köyü ve çevresinde yetiştirilen en önemli tarım ürünü olan “Enfes Üzümü’nün” (Kavacık Üzümü) sofralara girmeye başladığı şu dönemde ününü günden güne arttırmaktadır. Kavacık’ın ünlü ve lezzetli bu üzümleri halk tarafından o kadar beğeniliyor ki, orijinal ismi “Alphonse Lavallee” olan bu üzüm çeşidinin ismi, “Enfes Üzümü ve Kavacık Üzümü” olarak adeta değiştirmiş durumdadır. Doğum yeri Fransa olan bu çeşit, İzmir-Karabağlar’a bağlı Kavacık Köyü’nün ekolojisi ile o kadar mükemmel bir uyum sağlamıştır ki, Fransızları kıskandıracak derecede kalite, aroma ve albeni oluşturmuştur. Bazı bağ bölgelerimizde de yetiştirilen Enfes Üzümü (Kavacık üzümü, Alphonse L.) Çatalca Dağı’nın eteklerinde kurulu 850 metre rakımlı Kavacık’ta resmen kendini bulmuş, eşsiz bir kalite yakalamıştır. Hasat zamanında; pazarlarda, marketlerde, restoranlarda karşımıza çıkan Kavacık’ın Enfes üzümleri kalitesi ve lezzetiyle diğer üzüm çeşitleri içerisinde kendisini ön plana çıkarmaktadır. Çeşidin kültürel ve salkım özelliklerinden göze çarpan en önemli özelliği morumsu siyah tane rengi ve Kavacık’a özgü 11 grama kadar ulaşabilen tane iriliğidir. İzmir’imizde yetişen bu güzel çeşidin yuvarlak formda ve çekirdekli (1-4 adet) taneleri vardır. Kanatlı konik yapıda, iri salkımları (800-1000 gr.) olan bu çeşidin budaması kısa (2-3 gözden) yapılmaktadır. Kavacık’ta üzümlerin genellikle klasik sistemde (goble sistemi) yer bağları şeklinde geleneksel olarak yetiştirilmesi bu çeşidin renk, kalite ve aroma özelliklerini benzersiz yapmaktadır. Fransa’dan çıkan ve İzmir’imizde kendini bulan bu üzüm çeşidi, ününü günden güne arttırmakta, her geçen gün daha fazla ailenin sofrasına katılmakta ve Kavacık’ın adının daha fazla duyulmasına katkı sağlamaktadır.

       

Ayrıca, Belediyemiz tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvuru sonucunda; toprak yapısı nedeniyle sadece Kavacık Köyü’nde yetiştirilebilen “Alphonse Lavallee” türü bu ürün yapılan değerlendirme sonucunda 2020 yılı içinde “Kavacık Üzümü” adı ile tescillenerek “coğrafi işaretli ürünler” içinde yer almaya hak kazanmıştır.

Kominal bir yaşam öyküsü bağcılık….

Kavacık bölgesinde bağcılık temel geçim kaynağı olarak yerini almaktadır. Çiftçi Kayıt Sistemine Kayıtlı 140-150 arası çiftçi, 3030 dekar alanda yıllık ortamla 2500 ton üretim yapmaktadır.

Kavacık Köyünde bağcılık faaliyeti tüm aile fertleri tarafından ortaklaşa(imece) olarak yürütülmektedir. Yılın oniki ayına yayılan bağcılık faaliyeti; Ağustos ayının başlaması ile beraber hareket kazanır. Daha gün ağırmadan engebeli ve ormanlık arazilerin arasına kümelenmiş üzüm bağlarına ilk zamanlarda at ve eşek sırtında yapılan yolculuklar günümüzde yerini büyük ölçüde arazi yapısına uygun motorlu araçları ile yapılmaktadır.

Ailede kadın ve erkeğin birlikteliğinde yürütülen üzüm kesimi faaliyeti hava ısınmadan öğlene doğru sonlanır. Çoğu bağ sahibi domuzlardan üzümlerini korumak için yapmış oldukları basit baraklarda ve yere serdikleri hasırların üzerinde sabahlarlar.

   

Hasadı yapılan üzüm, taş avlulu evlerin serin bölmelerinde depolanır. Ailenin tüm fertleri adeta zamanla yarışırcasına; salkımları kötü görünümlü tanelerden ve çöplerden temizleyerek özenle meyve kasalarına yerleştirir. Daha sonra satışının yapılacağı meyve-sebze hallerine veya marketlere yola çıkar. Bu döngü her gün ekim ayının sonuna hatta yüksek rakımlı bağlarda kasım ayına kadar sürer. Kavacık Köyü’nde yaşam üzüm hasadının durumuna göre şekillenir. Üzüm hasadından elde edilen gelir sayesinde köylü çeyiz hazırlama, nişan, düğün gibi özel günlerini yapar. Bu nedenle Kavacık Üzümü köyün ekonomik yaşamında çok önemli bir gelir kaynağıdır. Üzümün hiçbir kısmı ziyan edilmez.  Yaş üzümün yanında kuru üzüm, pekmez, sirke, lokum, şıra, çekirdek üretimi de yapılmaktadır.

             

Ayrıca ağustos ayının ortasından itibaren ilk hasadın alınmaya başlandığı bölgede; eylül ayının birinci ve ikinci haftasında bağbozumu festivallerle kutlanır. Karabağlar Belediyesi’nce, Kavacık Köyü’nün içinde bulunduğu doğal, kültürel ve tarihi güzelliklerin yanında özellikle de bu bölgede yetiştirilen Kavacık üzümünün tüm dünyaya tanıtılarak geniş bir pazara kavuşması için 2009 yılından itibaren eylül ayı içerisinde, iki gün boyunca, İzmir ve çevresinden binlerce kişinin katılımıyla “Kavacık Üzüm Festivali” düzenlenmektedir. Festivalimiz Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 26.08.2015 tarihinde tescil edilmiştir.

 

Bu festival kapsamında Kavacıklı üreticilerin desteklenmesi ve yöresel ürünlerin ön plana çıkarılması için “Yöresel Ürün Stantları, Kavacık Üzüm Yarışması ve Yöresel Lezzetler Yarışması” düzenlenerek dereceye girenlere ve katılımcılara çeşitli ödüller verilmektedir. Bunun yanında festival kapsamında çeşitli atölye çalışmaları, animasyon ve sahne gösterileri ile konserler düzenlenerek keyifli bir program düzenlenmektedir.